BAL PARMAK TATLISI

Tatlı tatlı tatlııııı... :) :) Hamileliğim hariç tatlısız bir hayat düşünemiyorum. Hiç aklıma gelmezdi hamile kaldığımda tatlıdan uzaklaşacağım. Ama miniğim dünyaya gelince aynı bağımlılığım aylar sonra tekrar kaldığı yerden devam ediyor. Bazen şerbetli tatlılar, bazen bol kremalılar beni benden alıyor :) Bu tarifi denedim beğendim. Damağımda bıraktığı tatla aklımda kalan tatlar arasında yerini aldı. Yani yapımı bir kereye mahsus olan tatlardan değil. Arada bir yaparım diye düşündürüyor bana. Tatlıyı çok sevenlere tatlı, mutlu,şeker gibi bir hayat dileğiyle.. İyi akşamlar.



Malzemeler :

2 Adet yumurta
Yarım çay bardağı sıvı yağ
4 Yemek kaşığı pudra şekeri
125 gr tereyağı
3-4 su bardağı un
Yarım paket kabartma tozu
Yarım çay kaşığı tuz

Bulamak için: 1 kase irmik

Şerbeti için  :

2 buçuk su bardağı şeker
3 su bardağı su

Hazırlanışı :

Önce su ve şekeri bir tencereye koyup ocakta 15-20 dk kaynatarak şerbetinizi hazırlayın. Şerbetinizi ılımaya bırakın. Şerbet kaynarken hamurunuzu hazırlayabilirsiniz. Bunun için yumurtayı, yağları ve pudra şekerini karıştırın. Unu, kabartma tozunu ve tuzu da karıştırıp azar azar yumurtalı karışımınıza ilave edin. Unu her zamanki gibi kontrollü bir şekilde ilave edip yumuşak bir hamur elde edin. Elinizle şekil verip irmiğe bulayın. Fırın tepsisine dizip fırında üzeri kızarana kadar pişirin. Tatlı sıcakken ılık şerbetinizi bal parmak tatlınızın üzerine döküp çekmesi için üzerini başka bir tepsi ile kapatın. Tatlınız hazır afiyet olsun.


MAYALI PEYNİRLİ ÇİÇEK POĞAÇA

Şık masalara oturmayı hepimiz severiz. Hele ki biz bayanların daha da çok ilgi duyduğunu düşünüyorum. Tatlıların yanında yaptığımız ikramlar ilk önce görselliği ile ön plana çıkar. Yapılanlar çoğu zaman aynı olsa da farklılıklar katarak ön plana çıkarmak ise bizim elimizde. Poğaça, salata, dolma, kurabiye... Çoğu masalarımızda vardır ama biraz tatlı dokunuşlar yaparak farklılıklar ortaya koyabiliriz. Belki tat aynı ama görsel şıklığı ile beraber daha bir güzel gelebilir. İşte böyle küçük dokunuşlarla sıradan gözüken güzel lezzetleri öne çıkartmayı sevenlerdenseniz bu tarifim tam da size göre. Sevdiğiniz dostlarınızla güzel sohbetler eşliğinde şık tatlar etrafında oturmanız dileğiyle hemen "Mayalı Peynirli Çiçek Poğaça" tarifime geçiyorum...






Malzemeler :

3 Yemek kaşığı tere yağı
Yarım su bardağı sıvı yağ
2 Adet yumurta (1 yumurtanın sarısı üzerine sürmek için )
1,5 Su bardağı süt
1 Paket instant maya
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Yemek kaşığı şeker
Un

İç harcı için :

Peynir ve maydanoz

Hazırlanışı :

Yumurtayı, yağları ve sütü karıştırın. Sonra un, şeker, maya ve tuzu ilave edin. Hamur toparlanana kadar un koyun. Yoğurmuş olduğumuz hamuru 15 20 dakika kadar üzeri örtülü bir şekilde mayalanmaya bırakın. Sonra hamuru ikiye bölüp az unlanmış tezgahta açın. Ben tepsiye hamuru geçirmesi kolay olsun diye ilk hamuru yağlı kağıt üzerinde açtım. Açtığınız hamurun ortasına ve kenarlarına iç harcını koyun. Üzerine ikinci hamuru açıp yerleştirin. Ortaya koyduğunuz harcı içine alacak büyüklükte bir kaseyi hamurun üzerine kapatın ve kenarlarını çatalla bastırın. Hamurun uç kısımlarındaki fazla hamurları da kesin ki tam yuvarlak bir görüntü elde edebilesiniz. 




Hamurların birbirine yapışması için kenarlarını biraz bastırın. Sonra kase koyduğunuz kısma kadar ara ara kesin ve döndürüp iç harcın biraz görüntüsünü ortaya çıkarın. Yumurta sarısını da üzerine sürüp istediğinize göre susam ve çörek otu da ilave edip pişmesi için fırına verin. 







Müthiş görseli ile "Mayalı Peynirli Çiçek Poğaça" nız hazır. Afiyet olsun...

KURU BİBER VE PATLICAN DOLMASI (KOFİK DOLMASI)

İnsanoğlunun var olduğu günden bu yana en temel ihtiyaçlarından biri aç karnını doyurmak :) Ancak hepimizin ortak isteği karın doyurmanın yanında bunun biraz da lezzet ile harmanlanmasıdır. Lezzetine doyum olmayan, insanın damağında lezzet patlamaları meydana getiren güzellikte yemekler olunca ayrı bir keyif alırız yemek yemekten. 

Her yörenin kendine özgü yemeklerinin yanında hepimizce bilinen yemekleri ufak tefek değişikliklerle farklılıklar kattıklarına çoğu kez şahit olmuşumdur. Ben de şuan ikamet etmekte olduğum Elazığ'da tam da bu konuya özel bir tarif paylaşacağım. Evet bugün ki tarifim; Kuru biber ve patlıcan dolması (Kofik Dolması).





Sabah kahvaltısından kalkarken bile acaba öğlene ne yapsam, akşama ne pişirsem düşünceleri her gün zihnimizi meşgul etmeye devam ederken, mevsim geçişlerinde de bu düşünceler zihinlerimizdeki yerlerini çoktan alıyor bile. Yazın bolluğunu kışa taşıyabilmek için yaz mevsiminden harıl harıl Ağustos böceği ve karınca hikayesindeki karınca misali kışa hazırlık için başlıyoruz bir şeyler yapmaya. Yukarıda da bahsettiğim üzere şuan Elazığ'da ikamet ediyorum ve Elazığ bu konu da epey zengin bir şehrimiz. Elazığ'da yazın tüm balkonlar, hatta polis barikatları bile ;) ki ulusal haberlere de konu oldu, şehrin balkonlarını sarılı, turunculu ve siyahlı renklere bürüyen el yapımı gök kuşakları ortaya çıkıveriyor. 
(Foto, ajans23 sitesinden alıntıdır. )

Yazın sıcağından açılan balkonlardan, balkon demirlerine kuruması için asılan biber ve patlıcanların çıkardığı ahenkli de seste ayrı bir dinlendiriyor insanı :)


Ben burada bu dolmaları çok sevdim. Çünkü yediğim diğer dolmalardan farklı bir tada sahip. Ben özellikle patlıcanlı olanına bayılıyorum. Sizinde beğeneceğinizi umarak hemen kuru biber ve patlıcan dolması (Kofik Dolması) tarifine geçiyorum.



Malzemeler :

Kurutulmuş dolmalık biber ve patlıcan
Pirinç
Sıvı yağ
1 Yemek kaşığı domates salçası
1 Yemek kaşığı biber salçası
1 Kase domates suyu
Yarım demet maydanoz
250 gr. kıyma
5 Adet soğan
4 Yemek kaşığı nar ekşisi
Tuz
Sumak
Pul biber
Kuru Nane
Reyhan


Hazırlanışı :

Kuru biber ve patlıcan dolmanızın adedince her biri için 1 yemek kaşığı pirinç koyarak iç malzemesini ayarlayabilirsiniz. Ben göz kararı yaptığım için içleri dolu dolu oldu. Pirincinizi ayarladıktan sonra yıkayıp süzün ve üzerine soğanları yemeklik doğrayın. Maydanozları ince ince kıyıp ilave edin. Domates salçası, biber salçası ve domates suyunu da ekleyin. Eğer domates suyunuz yoksa salçanızın miktarını artırabilirsiniz. Bu dolmaya ekşiliğini veren nar ekşisini ve lezzet katan diğer baharatları da katın. Yağını da katıp karıştırın. Böylece iç harcınız hazır. Kurutulmuş patlıcan ve biberlerinizi kaynayan tuzlu suda haşlayın. İlk önce biberleri haşlayın ki patlıcanın kara suyu biberlerinize geçmesin. Dolmalıklarınızın içini hazırladığımız iç harç ile doldurup tencereye dizin. Üzerine dolmalarınızın boyunu geçmeyecek ama aralardan gözükecek kadar su ilave edip ocağa bırakın. Kaynayınca kısık ateşe alıp pişirin. Ocaktan almanıza yakın isteğiniz üzerine yağ gezdirebilirsiniz. Eveett... Kuru Biber ve Patlıcan Dolması (Kofik Dolması) hazır. Bu arada kofik ne diye soracak olanlara da şu cevabı vereyim. Kofik; içi boş anlamına geliyor. Bilginize. Şimdiden afiyet olsun... Sevgiler...

HAŞHAŞLI POĞAÇA (PEKSİMET)

Bugün sizlerle eşimin memleketi olan Uşak'a özgü bir tarif paylaşacağım. Aslında Uşak'a özgü olması tariften ziyade kullanacağım malzemeden dolayı öne çıkıyor. Evet bugün ki tarifimin adı; Haşhaşlı Poğaça. Aslında Uşak'ın Banaz ilçesinde buna Peksimet diyorlar. Ve o kadar güzel yapıyorlar ki gerçekten yolunuz o taraflara düşerse gidip birde yerinde yemelisiniz. 



Eşim ile nişanlandıktan hemen sonra bir bahar gününde Karadenizden ailem ve akrabalarımla yola çıktık ve 6 saat yolculuktan sonra Banaz'a ulaştık. Bu sayede Banaz ve çevre illerini de gezme fırsatı bulduk. Yolculuk esnasında  yol kenarlarında özellikle bembeyaz ve mosmor çiçeklere bürünmüş uçsuz bucaksız tarlalar gördük. Bir an kendimizi dünyaya kendisini çiçekleri ile tanıtan Hollanda'da gibi zannettik. Merakla eşime dikkatimizi çeken o çiçekleri sorduğumda bana onların Haşhaş olduğunu söyledi. 

                                 ( www.bilgialanı.com adresinden alıntıdır. )

O zamana kadar haşhaşın o renk çiçekler açtığını ve daha sonra kabuğa dönerek içerisinde haşhaşın yetiştiğini bilmiyordum. Hatta eşim şöyle bir ayrıntı daha paylaştı. O beyaz renkli olanların içerisinden sarı haşhaş, mor olanların içerisinden ise siyah haşhaş çıkıyormuş. Hatta bununla kalmayıp biraz erken gelseydik bize salatasını bile yapabileceklerini ama bunun için topraktan yeni çıkan, boy atmayan taze filiz halleri ile mümkün olduğunu bahsetti. Tabi o sene olmasa da daha sonra salatasını da yedik :)

Her güzel geçen günün ardından artık geri memlekete dönme vakti gelmişti. Sağolsun kayınpederim ve kayınvalidem bizlere bolca sürtülmüş sarı ve siyah renkli haşhaşlardan yaptırmışlardı. 

Günümüzde ki hemen her şey gibi sürtülmüş haşhaşta makineleşmeden nasibini almış. Eskilerden sürtülmüş haşhaşın kendine özel taşı varken artık her şey gibi o da tarihte yok olmaya yüz tutmuş. Ama ben bu noktada çok şanslıydım. Çünkü çoğunuzun görmediği belki varlığından bile haberdar olmadığı o taşı genç kızlığından bu yana saklayan kayınvalidem de buldum.  



Ne taşı olduğunu bilmiyorum ama epey bir ağır olduğunu eşimin kaldırırken ki zorlanmasından anladım :)

Her zaman besleyici tariflerin yanında hep doğal olanını da tercih etmeye çalıştım. Bu tarifimde anlayacağınız üzere epey bir doğal oldu. Şimdi biran önce Haşhaşlı Poğaça (Peksimet) tarifime geçmek istiyorum.



Malzemeler :

1,5 Su bardağı süt
1 Su bardağı su
Yarım Su bardağı sıvı yağ
2 Tatlı kaşığı şeker
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Paket maya
Un

İçi için ;

Sürtülmüş sarı haşhaş
Sıvı yağ

Hazırlanışı :

Süt, su, yağ ve eğer yaş maya kullanıyorsanız maya, tuz ve şekeri katıp karıştırın. Eğer toz maya kullanıyorsanız sıvı malzemeleri karıştırdıktan sonra un ile beraber katabilirsiniz. Unu kontrollü bir şekilde katın. Çok fazla ele yapışmayacak çok da sert olmayacak kıvama gelince hamur istenilen kıvama gelmiş demektir. Hamurunuzun üzerini temiz bir bez yardımıyla kapadıktan sonra 45 / 60 dk. arası dinlendirmeye bırakın. İçi için ölçü vermedim. Çünkü bu sizin ne kadar haşhaşlı sevdiğinize bağlı. Haşhaşı yağ ile karıştırarak sürülebilir kıvama getirin. Yağda da miktar belirtmedim. Çünkü bazı haşhaşlar çok yağlı olabiliyor. Hamurunuz mayalandıktan sonra 8 eşit parçaya bölüp beze yapın. Sonra tezgahınızı az unlayarak servis tabağı büyüklüğünde oklava ile açın. Oklava ile yapılan tarifler bazılarını zorlayabilir ama bu tarif onlardan değil korkmayın. :) Sadece tabak büyüklüğünde olması yeterli. Her açtığınız hamurun üzerine haşhaşlı karışımdan sürün. Ben bezeleri 4'er 4'er ayırarak yaptım. 2 tane kalıpta pişirdim yani. 4 hamura aynı işlemi yapıp en üsteki hamura haşhaşlı karışımdan sürmeyin. Diğer 4 hamura da aynısını yapın. Bu şekilde de yarım saat kadar bekletin ki bu güzel açılması için şart. Sonra hamuru elinizle kenarlardan çeke çeke incelterek açın. Yırtılması çok önemli değil ama yırtılmaz ise daha bir katları belirgin oluyor. Çok kolay açıldığını sizde göreceksiniz. Kolay açılmasına neden olan içine sürdüğünüz yağlı haşhaş olduğu için elinizi yağ konusunda korkak alıştırmayın derim. Açtıktan sonra üzerine tekrar haşhaş sürün ve rulo yapıp yağlanmış kek kalıbınıza yerleştirin. Üzeri kızarana kadar fırında pişirin. Fırından çıkartınca üzerine bir bez örtmeyi unutmayın. Aksi takdirde çok kuru olacaktır. Bu şekilde soğumasını beklerseniz üzeri hafif çıtır, içi ise yumuşacık olacaktır. Ben sunumunu bu şekilde sevdiğim için kek kalıbında yaptım. Siz düz tepside de yapabilirsiniz. İşte hepsi bu kadar. Kat kat açılmış Haşhaşlı Poğaçanız hazır. Afiyet olsun...

GÜRCÜ TATLISI

Bir dönem boyunca yeri geldiğinde sabah erkenden kalkan, yeri geldiğinde akşam ödevini yorgunluktan uyuyakalıp yapamayan çocuklarımızın karne sevinci var bugün. Aslında onlar o küçücük bedenlerinin altında onlara yüklenen koca koca sorumlulukların üstesinden gelmek için çok gayret sarf ediyorlar. Evet onlar için bugün karne sevinci var. Belkide bazı anneler ve babalarda çocukları gibi ilk defa bu sevince ortak olacaklar. Çocuklarının ilk karnesini almanın heyecanı ve sevinci onları da fazlasıyla mutlu edecek. Benim boncuk kızım daha 2,5 aylık ve bu sevinci yaşamaya Rabbim nasip ederse daha zamanımız var. Şimdiden tüm yavrularımızı tebrik ediyorum. Özellikle onlara fedakarlıklarından dolayı tüm annelere şükranlarımı sunuyorum. 

Eminim çoğu çocukta bugünü karne almaktan çok sabah erkenden kalkıp okula gitmeye ve bir süreliğine de olsa ödev yapmaya ara vereceğine daha çok seviniyordur. Bende bu noktada annelere çocukları ile beraber günlerini daha tatlı geçirmeleri için çalışan anneleri de düşünerek pratik ve besleyici bir tatlı tarifi paylaşmayı düşündüm. Adı her ne kadar Gürcü Tatlısı olsa da onlar için bugüne özel adı Karne Tatlısı olsun :)

Küçüklerin karnesi olur da bizim karnemiz olmaz mı?  Hadi bakalım benim notumu da siz verin :)

Öğrencinin ;

Adı Soyadı          : Mutfak Hazinem
Okul Numarası   : 118 (Şuan için GFC sayım :)
Sınıfı                   : 1 YPT (YemekPastaTarifi)

Benim öğrenci künyem bunlar. Dersler malum.. Yemek tarifleri, Tatlı tarifler, Pasta Tarifleri, Börek Tarifleri vb...

Karnenin son bölümünde bulunan, ki hala var mı bilmiyorum, öğretmenin kanaat ve sınıf içindeki değerlendirmelerinin bulunduğu ( Arkadaşları ile paylaşımı, El becerisi, Grup içi davranışları vb... gibi ) bölüme yazılacakları da sizlere bırakıyor ve bir an önce dersime dönüyorum :)


Malzemeler : 

4 Adet yumurta
Yarım Su bardağı şeker
Yarım Su bardağı sıvı yağ
1 Su bardağı ceviz
1 Su bardağı hindistan cevizi
1 Su bardağı un
1 Paket kabartma tozu
1 Paket vanilya

Şerbeti için ;

2,5 Su bardağı şeker
2,5 Su bardağı su

Hazırlanışı :

Yumurtaları şeker ile iki katına çıkana kadar çırpın. Üzerine sırayla sıvı yağ, ceviz ve hindistan cevizini koyup karıştırın. Un, kabartma tozu ve vanilyayı da birlikte bu karışıma ekleyin. Ben bu ölçülerdeki tarifim için kare bor cam kullandım.


Kare bor camı yağlayın. Hazırlamış olduğunuz harcınızı eşit miktarda kare bor camın her yerine yayın. Hazırladığınız harç gözünüze az gelmiş olabilir. Gerçekten de dolu dolu görünmüyor. Bu yüzden telaşa kapılmayın. Piştiğinde iki katına çıkıyor.


200 derece fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirin. Şerbetini ise tatlıyı fırına verdiğiniz zaman hazırlayabilirsiniz. Bunun için su ve şekeri 5 dakika kaynatmanız yeterli olacaktır. Sonra ılımaya bırakın. Tatlınız piştikten sonrada ılık olması için bir müddet bekletin. Sonra şerbetinizi tatlınızın üzerine dökün. Gürcü Tatlınız damağınızda lezzet patlaması için hazır. Şimdi eşiniz ve çocuklarınız ile birlikte afiyetle yiyin :)

ŞEBİT YAĞLAMA

Evde yemek yok, mutfakta uğraşasım yok, işten geldim yorgunum, gezmelerden geldim evdekiler ne yiyecek...? İşte böyle düşünenlerin imdadına yetişecek çok kısa sürede hazırlayabilecekleri bir tarif paylaşacağım. Üstelik hem göz doyurucu hem de çok lezzetli. Şebit Yağlama bildiğim kadarıyla Kayseri mutfağının bir yemeği. Yanılıyorsam uyarın lütfen :)



Ekmekli bir yemek olduğu için başlı başına yeterli bir yemek. Lahmacuna da benziyor aslında. Ekmeğini evde kendinizde hazırlayabilirsiniz. Un, su ve tuz ile hamur yoğurup yağsız tavada ince ekmekler yapabilirsiniz. Ama o zamanda pratikliği kalmıyor. O yüzden en iyisi benim gibi hazır lavaş ile kısa sürede harika bir tat çıkartın ortaya.



Malzemeler : 

250 gr Kıyma
4 Adet Yeşil biber
1 Adet Büyük soğan
Yarım Su bardağı sıvı yağ
1 Dolu yemek kaşığı salça
5-6 Adet orta boy lavaş
Tuz
Karabiber
Pul biber

Hazırlanışı :

Kıymayı tavaya koyup suyunu bırakıp çekinceye kadar kavurun. Bu aşamada biraz su koyup kavurursanız kıymanız topak topak olmaz. Yağı da kıyma suyunu çekince üzerine koyun. Soğanı yemeklik doğrayıp ilave edin ve kıyma ile beraber kavurmaya devam edin. Biberleri de yemeklik doğrayıp ilave edin. Hemen ardından salçayı ekleyin. Biraz daha salça ile kavurduktan sonra az su ilave edin. Tuz ve diğer baharatları da ekleyip pişirin. Suyunun fazla olmasına gerek yok. Lavaşları yağsız tavada biraz ısıtın ve üzerine kıymalı harçtan koyup dağıtın. Sıra ile lavaşları ısıtıp üst üste aynı işlemleri yapın. İstediğiniz büyüklükte dilimleyin. Son olarak sarımsaklı yoğurt ile servis edin. Şebit Yağlamamız hazır. Afiyet olsun...

N o t : Hani yiyecek içecek gibi  bir şey aldığımız da der ya "Serin ve kuru yerde muhafaza ediniz" diye. İşte bu tarifinde dikkat edilecek kısmı:  "Sarımsaklı yoğurt ile  tüketiniz" :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...